Home Map E-mail
 
Eng |  Հայ |  Türk |  Рус  |  Fr  

Başlangıç
Ana
Misyon
Müdürün sözü
Bize ulaşın
Soykırım öncesi
Ermenistan Tarihi
Resimler
Ermeni Soykırımı
Soykırım Nedir
Ermeni Soykırımı
Kronoloji
Ermeni Soykırım resimleri
100 Fotoğraf hikayesi
Ermeni Soykırım haritası
Kültürel Soykırım
Hatırla
Belgeler
Amerikan
İngiliz
Alman
Rus
Fransız
Avusturyalı
Türk

Araştırmalar
Kaynakça
Kalanların hikâyeleri
Şahitler
Medya
Alıntılar
Genel alıntılar
Tanıma
Ülkeler
Uluslararası örgütler
Taşra yönetimleri
Kamusal dilekçeler
Etkinlikler
Delegasyonlar
Museum G-Brief
Haberler
Konferanslar
Linkler
   Müzesi
Bilgi
Ziyaret
Daimi sergi
Geçici sergi
Online sergi  
Gezici sergi  
Anma Kartları  
   Enstitüsü
Amaçlar
Yayınlar
Bilimsel dergi  
Kütüphane
ESME kolleksiyonu
   Tsitsernakaberd Anıtı
Tanıtım ve tarih
Hatıra Parkı
Anma Günü
 

Armenian General Benevolent Union
All Armenian Fund
Armenian News Agency
armin
armin
armin
armin
armin



Museum G-Brief

DÜRÜST TÜRKLER. KİMDİRLER VE NEDEN BU KADAR ÖNEMLİDİRLER?


17.09.2014

En az son beş yıldır Soykırım sırasında Türkler tarafından Ermenileri kurtarma hadiselei hakkında duyulabiliyoruz. Kabul edelim, ki “Ermenileri kurtaran Türkler” ifadesi Ermeni kulağına garip geliyor, hatta öfke uyandırıyor diyebiliriz. Ama bu hikayeler doğru mu? Evet, doğru. Soykırımdan kurtulanların yazılı ve yayınlanmış anılarının yanısıra, sözlü olarak anlatılan hikayelerde de sıradan Müslümanların (Türkler, Kürtler, Araplar) Ermeni birey ya da bütün bir aileyi yardım ettikleri, ve hatta geçici olarak hayatta kalmalarını sağlamış olduklarını kanıtlayan pek çok örnek mevcuttur.

Buna rağmen, bu konu hakkında konuşurken dikkate alınması gereken iki konu vardır. İlki, bu vakaların sınıflandırılması ile ilgilidir. Genellikle, savaşlar, kitlesel cinayetler ve doğal afetler sırasında insan davranışının farklı tezahürleri olabilir. Ermeni Soykırımı hakkında konuşurken ilk ve en önemli tanımlama, Ermenilere karşı kasıtlı kitlesel imha politikasını Osmanlı devleti tarafından organize edilmiş idi, ve bunun kesinlikle soykırım olduğudur.

Dahası, Ermenilere karşı işlenen soykırım durumunda Osmanlı İmparatorluğu'nun Müslüman nüfusunun çoğunluğu arasında ezici bir görüş birliği vardı. Onlar bu politikayı devlet güvenliği açısından gerekli tedbir olarak kabul ediyorlardı. Ayrıca, Ermeni mallarını soymak ve müsadere ederek zengin olmak için, Osmanlı İmparatorluğu’nun radikal Müslümanları için ise “kafirleri” öldürerek cennete girişlerini sağlamak için iyi fırsat olarak algılanmaktaydı. Osmanlı İmparatorluğu’nun Hıristiyan nüfusuna karşı işlenen katliamlara Türk ve Kürt kadınlar ve çocuklar dahil olmak üzere kitlesel katılımı Jön Türk Hükümeti tarafından yürütülen savaş propagandası, özellikle İmparatorluğun savaşa girmesinden kısa bir süre sonra 1914 Kasım sonunda yapılan Cihad ilanı ile bağlıydı. Bu ilan Ermenilere ve diğer Hıristiyanlara karşı devlet tarafından planlandığı soykırıma destek alma amacıyla Osmanlı Müslümanlarını birleştirmek açısından önemli bir nokta oldu. Ermenilere karşı işlenen suçlara Türk unsurunun kitlesel katılımı İstanbul’daki Yüksek Komiser amiral Richard Webb tarafından Paris Barış Konferansı’na gönderilen raporda (13 Nisan 1919) sunulmuştur.

“Ermeni vahşetinde tüm suçlu olanları cezalandırmak için tüm Türklerin toptan cezalandırılmasını gerektirir. Bu nedenle cezanın, ulusal olarak, son Türk İmparatorluğu’nun parçalanması biçiminde ve kişisel olarak, bendeki listede yer alan yüksek görevlilerin akıbetleri örnek oluşturacak şekilde yargılanmaları öneriyorum”.

Bu, savaştan sonra Müttefik devletleri temsilcilerinin suçlara kitlesel katılan bütün Türkleri cezalandırmak imkansız olduğunu anladıkları demektir.


İkinci soru “dürüst Türkler” konusuna ilişkin gidgide artan ilgiyle ve kurtarma olaylarının sınıflandırılmasının gerekliğine bağlıdır. Bugün Ermeni Soykırımının 100. yıldönümü arifesinde Türkiye’de ve sınırları dışında iki sıcak konunun yaygın olarak tartışılmasına tanıklık ediyoruz. Birincisi, Ermenileri kurtaran Türkler, ikincisi ise bugüne kadar Türkiye’de yaşayan sözde gizli (kripto) Ermeniler hakkındadır. Bu konularla ilgili gerçekleştirilen uluslararası konferansların yanısıra, araştırmalar ve belgelenmesi gerçekleştirmek için, bu büyük masraflar harcadılar. Birilerin pembe ve iyi hesaplanmış planlarını ve umutlarını bozduğumu için üzgünüm, ama yukarıda gerçekliğini tasdik ettiğim Ermenilerin kurtarma olaylarının üzerine bu kadar odaklanmak Ermeni Soykırımının ana konusundan ikinci plana almak için net bir stratejisinin yürütüldüğünü görmek zor değil. Bu soykırımı haklı kılmak ya da inkar etmek için bir girişim olmasa da, bu gibi vurgular gerçekleştirilen soykırım bağlamında kurtarma hikayeleri egemen ve öncelik yapmayı amaçlıyor.

Evet, Ermeni Soykırımı gerçekten oldu, fakat kimi Türklerin “bu trajik olaylar” sırasında Ermenileri kurtardıklarını söylemek, çok gülünç olur. Ermeni Soykırımının ana gerçeğini değiştirmeye yönelik herhangi bir girişim ve bu tür çabalara destek olacak herhangi bir mali katkı etkisiz olacak, ve iki taraf arasındaki uzlaşma süreci üzerinde kötü bir etkisi olacaktır. Gerçek uzlaşma sadece gerçekleştirilen suçu ve onun sonuçlarının ortadan kaldırılması gerekliğini kabul etmekle mümkün olacak.

Bu hikayelerin Ermeni tarafı için niçin önem taşıdığı başka bir sorudur. Öncelikle, soykırım sırasında Türkler tarafından Ermenilerin hayatlarını kurtarma hikayelerinin çok olmadığına rağmen, ortaya çıkarılmalı, çünkü bu hikayeleri gizlemek ya da bahsetmekten sakınması inkara eşit bir olgu olarak kabul edilecek. Diğer bir deyişle, Türkler tarafından Ermenilerin kurtarma hikayeleri Ermeni Soykırımının genel hikayesinin ayrılmaz bir parçasıdır. Dahası, bu hikayeler çok önemlidir, çünkü bunlar soykırımın Osmanlı Devleti tarafından planlanmış ve bu plana uygun gerçekleştirilmiş olduğu iddiasını ilave olarak kanıtlamaktadır. Ermenileri kurtaran Müslümanlar Türk devlet politikasına karşı çıktılar ve Ermenileri gizlerken, kendilerinin ve aile üyelerinin hayatlarını riske attılar. Türk ordusu, Ermeniyi evinde gizleyen herhangi bir Müslümanı evinin önünde asılacağını ve tüm evini yanmış olacağını belirten bir katı emri olduğu bilinmiş bir gerçektir.

Bu konu ile ilgili önemli bir noktadır, çünkü Ermenileri kurtarma hikayelerine değinirken kimin, ne şartlarda ve Ermeni kurbanlarını kimden kurtardığını açıklamak gerekir. Bu soruların arka plana sürüldüğü açıktır. Kaydedelim, ki Ermenilerin hayatını onları istismar etmek veya mülklerini müsadere etmek için kurtarma vakaları kurtarma eylemi olarak kabul edilemez. Bunların yanısıra Türk, Kürt veya başkalarının güzel Ermeni kızla evlenmek için onun aile üyelerini kurtardığı bir kurtarma vakası değildir. Bunlar sadece fiziksel kurtarma olgularıydı ve çoğu zaman kurtarılan Ermeni çocuklar yeni ailelerde zorla din değiştirip türkleştirilmişler, böylece kendi kimliklerini kaybetmişler. Bu gibi tedbirler Soykırım Sözleşmesi’ne göre soykırım suçu olarak tanınmaktadır.

Temel tanımına dönelim: Türk bireyin ya da bütün bir Türk aileyisinin Ermenilerin imhasına yönelik devlet politikasına karşı çıkarak ve kendi hayatını riske atarak Ermenileri tehcirden kurtardığı ya da sakladığı veya kaçınılmaz ölümden kurtarmak için onlara hiç bir karşılık beklemeden yardım ettiği gerçek kurtarma örneğidir.

Kalan diğer hikayelerin tümü şiddetin ve utanç verici soykırımın eylemlerinin parçasıdır...


Hayk Demoyan

Share


FOLLOW US



DONATE

DonateforAGMI
TO KEEP THE MEMORY OF THE ARMENIAN GENOCIDE ALIVE

Special Projects Implemented by the Armenian Genocide Museum-Institute Foundation
“AGMI” foundation
8/8 Tsitsernakaberd highway
0028, Yerevan, RA
Tel.: (+374 10) 39 09 81
    2007-2021 © The Armenian Genocide Museum-Institute     E-mail: info@genocide-museum.am